Iskalayıp Duranlar İçin

 

İskelet okurları selamlar, adım Kaan ve geçtiğimiz haftalarda yayınlanmış olan ilk şiir kitabım hakkında kısaca bahsetmek için sizlerleyim. Iskalayıp Duranlar İçin, ismin çağrıştırdığından çok daha az dramatiktir aslında; ilgisini çeken pek az şeyin kaldığı bıkkın ve boktan bir yaşantıya hapsolmuş hisseden, kafayı çekmek dışında bir alışkanlık edinmeyen ve nadiren cevapsızlığın sakinliğini bozarak uzun konuşan bir neslin parçası bu kitap. Yoksunluk krizlerinden ve bulantı mevsimlerinden (uzak durma çabası için kullandığım bir tabir) geçip giden freni patlak bir otobüs gibi, gelenekleri, sansürü ve yasakları şeridin dışına iterek kontrolsüzce ilerler. Sana senden bir parça vermek için oradadır ve senden olanları çalmak için -ya da kitapta da söylediğim gibi; “şiir, bir yerde olmayı dilemekti ve bir yerde olmamayı dilemek.”
Kitabın içinde yer alan beşinci şiir, daha evvel yayınlandığı tarihte çokça tepki çeken ve bu yüzden de pek yabancı olmadığınızı düşündüğüm Haplanmış Gözler’dir. Birçok teknik ve tarzdan örnekler sunan, hikayesi kendi kadar karmaşık ve kapanış bölümü kaybolmuş olan şiir; benim için ilk çocuk deneyimi kadar unutulmaz tabii… Suratlarda bıraktığı anlamsız ve biçimsiz ifadeyi seviyorum.
Haplanmış Gözler’in dışında değinmek ve hakkında birkaç cümle kurmak istediğim şiir ise on birinci olan, Kaan’ın Kaddish’i… Akbük’te fırtınalı bir akşamüzeri denizi seyre dalmışken Allen Ginsberg’in  dalgaların ardından uzanıp ruhuma dokunması neticesidir şiir, son zamanlarında yanında olamadığı ve öldüğünde Kaddish duası okunmadığı annesi Naomi için yazmıştı Kaddish şiirini -o gri gökyüzü altında bedenimden uzak ve bedenimden bihaber hissetmekten kaçınamayarak Kaan için kaddish mırıldanmaya başladım. Başlık, fikir ve giriş olarak açıkça Allen Ginsberg’den aşırdığım bu şiiri onun o ulu ve aziz ruhuna ithafen yayınlıyorum. Gelmiş geçmiş en zeki şaire, gittiği yerde huzurlu olması ümidiyle…
Tüm bunların yanı sıra, değinmek istediğim diğer ve son şey kitapta yaratmış olduğum yeni şiir biçimi Ucube Şiiri örneklerinin yer almamasıdır. Bunun için şiir biçiminin ortaya çıkış şeklinden, geliştirilmesinden, işlevselliğinden, varyasyon ve geleneğinden söz ettiğim, ilgi gösteren yazarlar için yazım şeklinden ve tekniklerinden ayrıntıyla bahsettiğim, tüm örnekleriyle beraber yayınlayacağım bir çalışma planlıyorum. Şu sıralar işlerin yolunda gideceğine dair küçük de olsa bir umudum var, evet; yayınevleri şiiri hala yetmiş yıl önceki aşk naralarından ibaret sanıyor olabilirler ya da toplum hala yaz dizisi tadında bol entrikalı ve mantıktan uzak konuları ilgi çekici buluyor olabilir – fakat bizden sonra müthiş bir Z kuşağı gelmekte, isyan eden, kuralların dışında yaşamaktan çekinmeyen ve gündelik yaşantısında en çok sanata ihtiyaç duyan; biliyorum ki tıpkı Ucube Şiiri gibi yeni olan nice şey çıkacaktır ortaya ve belki de bizler, entelektüel olmak adına ısrarla hiçbir şey yapmayanlarımız bile, göçüp gitmeden önce tüm bunlara tanık olabileceğiz, kim bilir.
Özetle, bu yalnızca bir şiir kitabıdır, size göredir ya da size göre değildir, bir rafta saklayabilir ya da duvardan sektirip çöp kutusuna üç puanlık bir atış deneyebilirsiniz. Her ne şekilde olursa olsun, sanattan uzaklaşmayın ve edebiyat başlığı altında yaptığınız her eylemin sonraki kuşaklara aktarılan temsilci bir eylem olduğunu unutmayın. Sevgi sizinle olsun.

Kitabı okumak ve incelemek isteyenler için dipnot; yayıncının internet sitesinden (Flora Kitap) Trendyol’dan ve diğer aracı alışveriş sitelerinden temin edip okuyabilirsiniz.

Kaan SİNAN – İlk Yeni Vizyon

likeheartlaughterwowsadangry
0
likeheartlaughterwowsadangry
0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Erişim engellendi !